20. Ulusal Psikoloji Öğrencileri Kongresi Bir Değişim Öyküsü PSİKOTERAPİ

20. Ulusal Psikoloji Öğrencileri Kongresi Bir Değişim Öyküsü PSİKOTERAPİ

Ulusal Psikoloji Öğrencileri Kongrelerine ilk kez ev sahipliği yapan Hasan Kalyoncu Üniversitesinde "20.Ulusal Psikoloji Öğrencileri Kongresi" 28-31 Temmuz 2015 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Yurtdışından ve yurtiçinden 45 davetli konuşmacının katıldığı Kongre kapsamında;

  • Bir Bilim Olarak Psikoloji
  • Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar (Hasan Kalyoncu Üniversitesi Psikoloji Bölümü Bölüm Başkanı)

Bilim (Science) sözcüğü Latince Scientia (bilgi) kökünden gelir. Bilim fiziki ve doğal evrenin yapısının ve davranışlarının deney ve gözlemler aracılığıyla sistematik bir şekilde incelenmesini de kapsayan entelektüel ve pratik çalışmalar bütünüdür. Doğal bilimlerle, beşeri bilimler arasında yer alan Psikoloji, davranışsal ve zihinsel süreçlerin (duygu, algı ve bilişlerin) bilimidir.

  • Madde Bağımlılığında Bilişsel Davranışçı Kuramlar
  • Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar (Hasan Kalyoncu Üniversitesi Psikoloji Bölümü Bölüm Başkanı)

Madde bağımlılığı ve alkol kötüye kullanımı bütün dünyada ve ülkemizde giderek artan boyutlarda karşımıza çıkmaktadır. Dünya sağlık örgütünün hastalık sınıflama sistemi olan ICD-10’da madde bağımlılığı; maddeyi almak için çok güçlü bir istek veya zorlantı, madde alma davranışını denetlemede güçlük, madde kullanımı azaltıldığında veya bırakıldığında fizyolojik bırakma sendromu veya bırakma belirtilerini giderebilmek için aynı veya benzer maddeyi kullanma, tolerans belirtileri, daha düşük dozlarda ortaya çıkan etkilerin görülebilmesi için daha yüksek madde dozlarına gereksinim duyulması, maddeyi elde etmek, kullanmak, etkilerinden kurtulmak için harcanan zamanın diğer ilgi ve uğraşlara yer bırakmayacak şekilde giderek artması, madde kullanımına bağlı zarar görüldüğüne ilişkin açık verilere karşın madde kullanımını sürdürme belirtileriyle tanımlanmaktadır.

  • Ergenlikte Zeka ve Beyin Gelişimi: Karmaşının ve Değişimin Sırrı
  • Prof. Dr. Bengi Semerci (Hasan Kalyoncu Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi)

Er­gen­lik önemli be­yin, ze­ka ve bi­liş­sel gelişimin olduğu bir dö­nem­dir. Er­gen­lik dö­ne­min­de prob­lem­le­ri fark­lı ta­nım­la­ma, on­la­ra yo­rum ge­ti­re­bil­me, zor gö­rev­le­ri ya­pa­bil­me ve da­ha hız­lı dü­şü­ne­bil­me ka­pa­si­te­le­ri ge­li­şir. Zi­hin­sel ye­te­nek­ler, do­ğum­dan er­gen­li­ğin so­nu­na de­ğin hızla ar­tar, eriş­kin­lik­ten iti­ba­ren du­rak­sar ve or­ta yaş­tan son­ra düş­me­ye baş­lar. Zi­hin­sel aktivi­te­le­ri ya­pa­bil­me be­ce­ri­si, er­gen­lik dö­ne­mi­nin baş­lan­gı­cın­dan iti­ba­ren ye­tiş­kin­le­re ben­zer ha­le ge­lir. Bu dö­nem­de ar­tık so­yut dü­şün­me baş­lar. Bir prob­le­min çö­zü­mü, so­mut yol­lar­la sınır­lan­maz. Prob­lem­de bu­lu­nan de­ğiş­ken­ler arasındaki iliş­ki­le­ri bu­lur. Ne ol­du­ğu ka­dar, ne ola­bi­le­ce­ği ko­nu­sun­da fi­kir sa­hi­bi olur. Da­ha hız­lı ve iş­lev­sel ola­rak, sakladığı bil­gi­yi çı­ka­rıp da­ha ön­ce öğ­ren­dik­le­ri­ni ye­ni du­rum­lar­da kul­lan­ma­ya baş­lar. Sos­yal bi­liş de er­gen­lik dönemin­de ge­li­şir. Ken­di­­ni an­la­mak ka­dar, di­ğer in­san­la­rın duy­gu ve dü­şün­ce­le­ri­ni, kişiliklerini, amaç­la­rı­nı, dün­ya­yı na­sıl al­gı­la­dık­la­rı­nı çı­kar­sa­ma­ya baş­lar­. Bu ge­li­şim­ler nedeniy­le er­gen, sos­yal, po­li­tik ve di­ni sis­tem­le­ri de­ğer­len­dir­me­ye, sor­gu­la­ma­ya baş­lar­.

  • Siber Alemin Avatar Çocukları
  • Prof. Dr. Osman Tolga Arıcak (Hasan Kalyoncu Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi)

Bu Konferansta, 20. yüzyılın son çeyreğinde başlayan çağın neden internet çağı olarak tanımlandığı; bir bilgi ve iletişim teknolojisi olarak internetin insan hayatını nasıl etkilediği anlatıldı. Genel başlıklar ise;

Temel bir insan ihtiyacı olmamasına rağmen internet, insan için neden vazgeçilmez bir hal aldı? İnternet aile hayatını nasıl etkiledi? İnternet yeni nesli psikolojik anlamda nasıl etkilemekte?

 

  • Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu
  • Prof. Dr. Mücahit Öztürk (Hasan Kalyoncu Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı)

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) başta bireyin kendisi olmak üzere aileyi ve toplumu ilgilendiren yönleriyle çocukluk çağının en önemli psikiyatrik sorunlarından biridir. Erken teşhis edildiğinde tedaviden elde edilen sonuçları oldukça yüz güldürücüdür. Bu nedenle DEHB başta sağlık ve eğitim alanında çalışanlar olmak üzere, çocuk ile ilgili tüm profesyoneller ve aileler tarafından mutlak bilinmesi gereken bir bozukluktur. DEHB aşırı hareketlilik, dikkat eksikliği ve dürtüsellik olarak sınıflandırılabilen üç temel belirti kümesinden oluşur. Günümüzde çoğumuzun hiperaktivite olarak işittiği bu klinik tablo aslında ilk olarak 1900’lü yılların başında tanımlanmıştır. Ancak son 30 yılda yapılan birçok sayıda bilimsel çalışma, DEHB’nin biyolojik kökenli yapısal bir bozukluk olduğunu ortaya çıkarmıştır. 

Kongre bünyesindeki diğer Konferanslardan bazı örnekler;

 

  • Merhamet (Kalbe Dönüş İçin Son Çağrı)
  • Prof. Dr. Kemal Sayar (Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Başkanı)

  • Fundamentals of Cognitive Behavioural Therapy
  • Satwant Sing, RN MSc (North East London NHS Foundation Trust, Turkey, Wordsworth Health Centre)

  • Bağımlılık ve Özgürlük İkilemi Üstüne Sorular ve Yanıtlar
  • Prof. Dr. Kültegin Ögel (Acıbadem Üniversitesi)

 

  • Cornern, Flavour, and Values: Beyond the Dodo’s Verdict
  • Emeritus Prof.Dr. Digby Tantam (Unıversity of Sheffield)

 

  • Atletik Performans ve Spor Psikologları
  • Prof. Dr. Bülent Bayraktar (İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Spor Hekimliği Anabilim Dalı)

www.hku.edu.tr'yi kullanarak Gizlilik ve Veri Güvenliği Politikamızı ve Çerez Politikamızı kabul etmektesiniz.