“Bir Dünya Kadın” Uluslararası Mardin Kadın Sempozyumu

“Bir Dünya Kadın” Uluslararası Mardin Kadın Sempozyumu

SONUÇ BİLDİRGESİ

1-3 Kasım 2018 tarihleri arasında Mardin Valiliği, Mardin Büyükşehir Belediyesi, DİKA (Dicle Kalkınma Ajansı), GAP (T.C Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Güney Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ve Hasan Kalyoncu Üniversitesi tarafından düzenlenen Uluslararası Mardin Kadın Sempozyumu sona erdi.

Sempozyumda; kadın hakları, toplumsal cinsiyet siyaseti, kadına yönelik şiddet, kadın istihdamı, kız çocuklarının eğitimi, kadın sağlığı, göç ve kadın, kadın ve medya, kadın ve terör konularında tebliğler sunuldu. Sunulan tebliğler bağlamında kadına ve sorunlarına ilişkin öneriler ve çözümler ortaya kondu. Buna göre:

  • Her insan onurlu doğar.
  • İnsanlar arasında hiçbir ayrımcılık kabul edilemez.
  • Her kadın, can, akıl, mal, din ve namus dokunulmazlığına sahiptir ve sahip olmalıdır.
  • Her kadın, her türlü şiddetten, baskı ve tehditten uzak tutulmalıdır.
  • Her kadın, mülk edinme, mirastan hakkını alma, eğitim görme, inanç ve ibadet özgürlüğünü yaşama, onuruna ve saygınlığına yakışır muamele görme hakkına sahiptir.
  • Ceza hukuku alanında ‘töre cinayeti’, ‘namus cinayeti’, ‘taciz’ ve ‘tecavüz’ gibi kadına yönelik şiddeti işaret eden olgular ne yazık ki, ortadan kaldırılamamıştır. Medeni Hukuk, Anayasa Hukuku, İş ve İdare Hukuku, Ceza Hukuku sorunları, TBMM’deki ilgili komisyonların gündemine alınmalıdır.
  • Kadın – erkek fırsat eşitliği politikalarının uygulanmasında gereken hassasiyet gösterilmelidir.
  • Kadın hakları konusunda toplumsal farkındalık için, sadece kadınların değil, erkeklerin de eğitilmesi gerekir.
  • Kadın girişimciliği desteklenmelidir.
  • Hiçbir toplumsal kalkınma, kadınlar olmadan düşünülemez.
  • Kadının nesneleştirilmesine karşı, özne oluşuna dair yeni bir dil inşa edilmelidir. Süreç akademik çalışmalarla desteklenmelidir.
  • Kadın adına mağduriyete sebep olan miras ve nafaka gibi konuların yeniden gözden geçirilmesi ve süreçte kadınların yasal koruma altına alınması için düzenlemeler yapılması esas olmalıdır.
  • Günümüzün en önemli küresel sorunlarından olan göçmenlik ve mültecilik, en başta kadınları ve çocukları derinden etkilemektedir. Süreçte, sosyal ve kültürel uyuma ilişkin çalışmalar yapılmalıdır.
  • Kadınların iş gücüne katılımı her alanda desteklenmelidir.
  • İş dünyasında kadınların daha aktif hale gelebilmesi için, kadınlara yönelik faaliyet gösteren STK’lar arasında işbirliği sağlanmalı ve bütüncül bir yaklaşımla yıllık hedefler belirlenmelidir.
  • Kız çocuklarının eğitim sürecinde ailelerin bilinçlendirilmesi de son derece önemlidir. Anne ve babalara yönelik eğitim programları düzenlenmelidir.
  • Anne olan kadınlara tanınan doğum izni, süt izni gibi hakların, işverenler gözünde verimi düşüren ve kadın istihdam etmeyi zorlaştıran durumlar olarak algılanmasının önüne geçilmelidir. İşverenlerin bu konuda eğitilmesi şarttır. Doğan her çocuk, ülkemizin geleceğidir. Çocuklarımızın doğru şekilde yetiştirilmesi, tüm vatandaşlarımızın ortak sorumluluğudur.
  • Kadın ve çocuk sağlığı, özellikle önem verilmesi gereken konular arasındadır. Kadınların sağlık hizmetlerinden eksiksiz faydalanması sağlanmalıdır.
  • Kadına dair belgesel filmler yapılarak, kadın hakları, kadına yönelik şiddet, göç sorunları gibi konular görünür hale getirilmelidir.
  • Mültecilere ve/ya göçmenlere yönelik önyargıların ve ayrımcılığın yayılmasını ve yaygınlaşmasını önlemek amacıyla kültürel çalışmaların yapılması önemlidir.
  • Mevcut uluslararası tartışmalar bağlamında, siyasi, toplumsal ve ekonomik alanda olduğu gibi, kadınların terörle mücadele ve güvenlik politikalarının geliştirilmesinde de aktif rol almaları sağlanmalıdır.
  • Günümüz kadınının mevcut sorumluluklarının yanı sıra, dijital dünyaya da donanımlı bir şekilde adapte olması için çalışmalar yapılmalıdır. Medya ve sosyal medya okuryazarlıklarının kazanılmasının akabinde ebeveyn olarak da yeni rollerin geliştirilmesi gerekmektedir.
  • Üst kademe yönetimlerde, karar alma mekanizmalarında kadın sayısının artırılması için çalışmalar yapılmalıdır.
  • Erkeğin kadını tedip ve terbiye hakkı olmadığı, yanlış dini yorum ve kanaatlerle bunun bir hak gibi algılandığı toplumumuzda, Diyanet İşleri Başkanlığı konuya dikkat çekerek, yeni bir üslup geliştirmeye katkı sunmalıdır.
  • Zorunlu göç yaşamış göçmenlere yönelik “danışma merkezleri”nin oluşturulması hususunda çalışmaların yapılması gerekli görülmüştür.