Hasan Kalyoncu Üniversitesinde Suriye'de Arap Baharı, Çevre Ülkeler ve Türkiye Panelİ Gerçekleştirildi

Hasan Kalyoncu Üniversitesinde Suriye'de Arap Baharı, Çevre Ülkeler ve Türkiye Panelİ Gerçekleştirildi

Hasan Kalyoncu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Amfisi’nde 17 Mart 2014 tarihinde “Suriye'de Arap Baharı, Çevre Ülkeler ve Türkiye” konulu panel yapıldı.
Hasan Kalyoncu Üniversitesi konferans salonunda, Konrad Adenauer-Stiftung Vakfı ve Hasan Kalyoncu Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü işbirliği ile gerçekleşen panele; Gaziantep Irak Başkonsolosu Sn. Sabah S. Debbağh, ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Sn. Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, YTÜ Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Sn Prof. Dr. Nurşin Ateşoğlu Güney, Berlin Freie Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Sn. Prof. Dr. Gülistan Gürbey, Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Sn. Yrd. Doç. Dr. Şebnem Udum, HKÜ Rektör Yardımcısı Sn. Prof. Dr. M. Hanifi Aslan, HKÜ Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Sn. Doç. Dr. Ali Serdar Erdurmaz, Akademisyenler ve öğrenciler katıldı.


Hasan Kalyoncu Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Sn. Doç. Dr. Ali Serdar Erdurmaz açılış konuşmasında;

“Her ne kadar bugünlerde Ukrayna, Kırım meselesi gölgesi altında kalsa da, Suriye’deki iç savaş, bildiğiniz gibi Türkiye dış politikasını doğrudan etkilemektedir. Aynı zamanda Gaziantep coğrafi konumu nedeniyle Suriye’deki iç savaştan, ekonomik, sosyal, kültürel ve günlük yaşam olarak etkilenmektedir. Bunu hepimiz yaşayarak tecrübe ediyoruz. Biz bu paneli Suriye’deki iç savaşı ve Türkiye üzerine etkilerini analiz ederken, bu çerçevede Mısır ve İran’ı da mercek altına almak suretiyle, oradaki gelişmeleri gözlerinizin önüne sermeye çalışacağız. Konularla ilgili konuşmacı hocalarınız yurtiçinde ve yurtdışında konularında tanınan uzman akademisyenlerdir. Kendilerine, bizim davetimizi kabul ettikleri için özellikle şükranlarımı sunuyorum. Bunun yanında bize her türlü desteği sağlayan Konrad Adenauer-Stiftung Vakfına da ayrıca özel teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bu panelin herkese faydalı olmasını diliyorum” dedi.


HKÜ Rektör Yardımcısı Sn. Prof. Dr. M. Hanifi Aslan ise; “Akademik dünyada bu tür katkılar son derece önemlidir. Yeni kurulmuş fakat çok önemli adımlar atan iyi bir üniversiteye (HKÜ) katılım sağladıkları için, gelen akademisyenlerimize çok teşekkür ediyoruz” dedi. Ayrıca Sn. Aslan; “ Arap Baharı bildiğiniz gibi tam 3 yıl 3 ay önce Tunus’ta başladı. 1 aydan daha kısa bir sürede sonuç alındı, kısa zamanda diğer ülkelere sıçradı. Cezayir’de 2 ay içinde, Mısır’da 16 gün içinde gösterilerden sonuç alındı ve çok uzun yıllardan beri devam eden diktatörlükler yıkıldı. Fakat Suriye bir başka şekilde ortaya çıktı. Arap Baharı dediğimiz bahar, Suriye’de bahar olmaktan çıktı, bir insanlık trajedisine dönüştü. Dünya, Suriye iç savaşını duyarsızca izlemekten başka bir şey yapmıyor. Esad’ın başta olmak üzere; Rusya, İran ve Çin gibi çok yakın büyük destekçileri var, bunu biliyoruz.  Başlangıçta oldukça homojen olan fakat daha sonra çok farklı amaçları olan grupların katıldığı, kontrolsüz, organize olamayan, bünyesine kötü amaçlı sızmaları önleyemeyen bir muhalefet söz konusu. Bütün bunların olmasında, hem destekçilerinin olması hem de muhalefetin özelliği etkili oldu. Suriye’nin, Suriye halkının tam 3 yıldır yaşadıklarını tarih çok konuşacaktır” diye devam etti.


ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Sn. Prof. Dr. Hüseyin Bağcı ise;

“Bu tip aktiviteler özellikle öğrenciler açısından bakıldığında, sınıflarda öğretilenlerin dışında, dışarıdan gelen öğretim üyelerini dinleyerek, hem bilgi birikiminizi artırma, hem de derslerde öğrendiklerinizi daha iyi bir şekilde anlayabilme ve kendinize olan öz güveninizi artıracak olan faaliyetlerdir. Arap Baharı dediğimiz olay ve bir günde ortaya çıkan bir şey değildir. Arap Baharı dediğimiz olay, 1990’larda Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra dünyadaki bakış açısının, ideolojik çatışmanın artık sona eren başka alanlara kaymaya başladığı ve dünyadaki demokrasi dalgalanmalarının bu coğrafyaya yansıtılması gerektiği yönünde genelde ve dünyada hâkim olan bir görüsün zuhurudur ortaya çıkışıdır” dedi.


Yapılan konuşmaların ardından panelde; Suriye’deki gelişmeler ışığında Türkiye, ABD ve Rusya’nın Politikaları ve Suriye’nin Geleceği, Mısır’da Demokrasi Mücadelesi ve Geleceği,  İran, Suriye politikasındaki yeri ve etkileri konularında bilgi verildi.
Büyük ilgi gören panel soru-cevap kısmının ardından sona erdi.

www.hku.edu.tr'yi kullanarak Gizlilik ve Veri Güvenliği Politikamızı ve Çerez Politikamızı kabul etmektesiniz.