HKÜ’de Dünya Kadınlar Günü kutlaması

HKÜ’de Dünya Kadınlar Günü kutlaması

 

Gaziantep Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) Rektör Danışmanı Prof.Dr. Edibe Sözen, “Biz kadınlar daha iyi bir Türkiye inşa etmek, daha iyi şehirler inşa etmek, bu şehirlerin mimarları olmak istiyoruz. Düşünce üretmek, düşüncenin mimarı olmak istiyoruz. 21. yüzyıl biz kadınlara büyük görevler yüklüyor” dedi.

Gaziantep Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nde (HKÜ) Edebiyat Kulübü, Müzik Kulübü, Genç Fikirler Kulübü ve Genç Girişimciler Kulübü tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlama programı düzenlendi. Hukuk Fakültesi Amfisi’nde gerçekleştirilen programın açılışında konuşan HKÜ Rektörü Prof.Dr. İbrahim Özdemir, “Kadının toplumdaki ve hayatımızdaki yeri düşünüldüğünde bu sorunların, sadece kadınların değil, hepimizin sorunları olduğu daha iyi anlaşılır. Başka bir ifade ile kadınla ilgi sorunlar insan olmanın ve insanlığın sorunlarıdır. Kadının karşı karşıya olduğu sorunların çeşitli sebepleri olsa da, en temel ve kök sorun eğitimsizliktir. Eğitim hakkından mahrum kalmış bir kadın; şiddet, ayrımcılık,  işsizlik, erken evlendirilme, kadın ticareti başta olmak üzere olmak üzere birçok sorunun nesnesi durumuna gelmektedir. Kalkınmanın, gelişmenin, çağdaş ve sağlıklı bir toplumun mimarlarının bu durumda olması kabul edilemez. Kadınlarımızın toplumdaki saygın yerine ancak ve ancak eğitimle yükselebileceğinin bilincinde olarak Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyoruz” diye konuştu.

TOPLUM KADINLA GELİŞİR

Programda ‘Kadın’ konulu konferans veren HKÜ Rektör Danışmanı Prof.Dr. Edibe Sözen, bir toplumun gelişmişliğinin ve kültürel özgürleşmesinin kadın olmadan tamamlanamayacağını belirterek, “21’nci yüzyıl herkesin hakkını aradığı bir yüzyıl oldu. Şimdi kadın hakları değil, kadının insan hakları içinde yer aldığı bir çağdayız. Medya da kadın sorunlarını ya derinlemesine ortaya çıkartıyor, ya çok yüzeyselleştiriyor, ya da çok magazinleştiriyor. Kadınlara hakkının verilmediği yönünde bir söylem var. Ama uluslararası habercilik alanında da kadınların durumu çok parlak değil. Kadın haklarını ihlal edenlere yönelik soruşturmaların başlatıldığı, insan onuru veya kadın onurunun korunması ve hükümetlerin kadını güçlendirmesi yolunda bir takım politikalar var. Hükümetimizin de konuya ilişkin olarak bir Başbakanlık Genelgesi var. Bu Genelge’de gerçekten kadını istihdam ve eğitim alanında güçlendiren, kadına yönelik mobingin, yani psikolojik tacizi ortadan kaldıran, kadını bilinçlendiren bir çok politika var. Bunlar 2012 yılından itibaren hayata geçmiş durumda” şeklinde konuştu.

KADIN TEMSİL GÜCÜ EN YÜKSEK MECLİS

Günümüzde parlamentoda yüzde 10’lara varan milletvekili kadın temsilcisiyle Cumhuriyet tarihinin en yüksek kadın oranına ulaşıldığını kaydeden Prof.Dr. Sözen şunları söyledi: “Ama yapılan çalışmalar 1935’ten 2009’a kadar mecliste bulunan 9 bin 200 erkeğe karşı toplam 236 kadın olduğunu ortaya koyuyor. 2007 yılındaki seçimden önce kadın oranı 4.4 iken, 2007’de yükselişe geçmiş ve şu anda kadının temsil gücü en yüksek bir meclisimiz var. Tabi sadece meclisde değil, diğer alanlarda da bu sayının artırılması konusunda çok büyük çalışmalar var. Ben 2011 seçimlerinde milletvekili aday adaylarının seçim komisyonundaydım. Her kesimden inanılmaz bir derecede kadın başvurusuyla karşılaştık. Kadınların çok büyük bir kısmı erkek aday adaylarına karşı ellerinde ciddi projelerle geldiler. Bu projelerin bir kısmını o güne kadar bilmiyorduk. Kadınların o yüzden çok istekli olduğunu gördük. Bu bile bizim için sevindiriciydi. 4-5 bine yakın kadın müracaatı vardı. Ben bunun önemli bir uyanış olduğunu düşünüyorum. Aslında tarihsel süreçte bilmediğimiz çok şey var. Biz hep 2 bin yıllık Batı tarihinden kadın hareketini incelemeye çalışıyoruz. Ama Akdeniz havzasına, bizim medeniyetimizin havzasında kadın tarihinin 10 bin yıl olduğunu görürsünüz. Örneğin İstanbul’da bir çok cami, vakıf, dernek kadın adıyla anılır. İstanbul çok önemli bir kadın kentidir. Batı’da bu tarz şey bulmamız mümkün değlidir. Medeniyet tarihine baktığımızda, kadının medeniyet inşa etme sürecine katkıda bulunduklarını görüyoruz. Yani kültürel hafızamız bunu görmeyi bize zaruri kılıyor. Ama gel zaman, git zaman kadının toplumsal rolü bir tarafa atılıp, biraz da Batı’dan alındığı için kendi kadın hareketimizi, kültürel hafızamızı daraltıyoruz.”

MEDYADA ETİK SORUNU

Konuşmasında medyada kadının yerine de değinen Prof.Dr. Sözen şöyle konuştu: “Gündelik gazetelere baktığınızda kadın konusunda yapılan haberlerin büyük bir kısmını şiddet haberleri oluşturuyor. Bizdeki temel sorunlardan biri kadınlarımızın ve genç kızlarımızın dinamik yönlerinin kamusal alan veya habercilik dilinde maalesef yer almamasıdır. Bu yönde mücadele vermek zorundayız. Kadın haberciliği ve kadını konumlandırma konusunda ciddi bir etik sorunla karşı karşıyayız. Bizim mücadelemizin bu anlamda çok güçlü olması lazım. Kadının en azından ontolojik varlığı korunmalı. Kadınların hakları ihlal edilmemeli ve itibari kimliği korunmalı. Kadın şu an sadece şiddetin bir nesnesi olarak olarak algılanıyor. Madem çağımız sosyal medya çağı, o zaman özellikle kadınların haklarını bu alanda dile getirmeleri, kendilerini ifade edebilmeleri lazım. Çünkü orada bir yurtaş gazeteciliği yapılıyor. Bu açıdan önemli bir alan keşfedildi. En azından bu teknolojiyi kullanmamız lazım. Daha iyi bir Türkiye inşa etmek, daha iyi şehirler inşa etmek, bu şehirlerin mimarları olmak istiyoruz. Düşünce üretmek istiyoruz. Düşüncenin mimarı olmak istiyoruz. Ama 21. yüzyılın biz kadınlara yüklediği görev diğer yüzyıllara göre çok daha fazla.”

KADINLARA KIRMIZI KARANFİL

Rektör Özdemir, konuşması sonunda Prof.Dr. Sözen’e kitap hediye etti. Sonra da buket takdim etti. Bu arada erkek öğrenciler de salonda bulunan kadınlara kırmızı karanfil dağıtıp kadınlar gününü kutladı. Programın sonunda Müzik Kulübü öğrencileri kadınlar için konser verdi. Öğrencilerin söylediği şarkılara salondaki kimi kadınlar alkışlarla ve kimileri de dansla eşlik etti.