Karne Zamanı Dert Olmasın, Ne Yapmalı? Nasıl Karşılamalı

Karne Zamanı Dert Olmasın, Ne Yapmalı? Nasıl Karşılamalı

Yaz geldi çattı. Herkesin dört gözle beklediği bir döneme giriyoruz. Tatil heyecanı ve planları yapılmaya başlandı bile ama ana-babanın derdi önce bir karneyi görmek!  Zor ve yorucu bir yılın ardından tatil öncesi karne heyecanı yaşanıyor.

 

KARNE NE ANLAMA GELİR?

Karne okul başarısının veya başarısızlığın göstergesi olarak algılanır.  Her ne kadar öğrenmenin sadece notla değerlendirilmesi mümkün olmasa da, karne Eğitim sisteminin değişmez bir parçasıdır. Karne çocuğun benlik algısını, motivasyonu ve okula karşı tutumunu etkiler. Başarılı olan çocuklar ve aileleri için karne bir gurur kaynağıdır. Ancak Akademik Başarı alanında sorun yaşayan çocuklar için her karne dönemi sıkıntı ve üzüntüyü beraberinde getirir. Özellikle İlköğretimin ilk yıllarında sınıf arkadaşlarından daha başarısız bir karneye sahip olan bir çocuğun okula karşı ilgisi, motivasyonu, benlik algısı olumsuz olarak etkilenebilir. Karnedeki kötü notlar çocuğun kendisini başarısız, yetersiz hissetmesine neden olabilir (ben başarısızım, ben zaten yapamam, ben aptalım gibi genellemeler ortaya çıkabilir). İlerleyen yıllarda ise karnedeki zayıf notlar, çocuk ile anne baba arasında çatışmalara yol açabilmektedir.

 

ANNE BABA NE HİSSEDER?

Her anne baba çocuğun başarılı olmasını ister, sınıf birincisi olmasa da çocuğunun ona verilen emeklerin karşılığında belli bir seviyede iyi notlar almasını bekler.  Ancak çeşitli nedenlerle bu her zaman mümkün olmayabilir. Karnedeki düşük notlar anne babaların üzüntü, hayal kırıklığı, zaman zaman kızgınlık, hatta suçluluk duymalarına neden olabilir. Sanki o notlar sadece çocuklarına değil kendilerine verilen notlardır. Bu durumda duygusal tepki vermeleri çok doğaldır. Genel olarak bu durumda karne sonrasında ceza verilir (planlanan bir tatile çıkılmaması veya söz verilen bir şeyin alınmaması gibi). Ancak en çok sorun ve sıkıntı yaratacak anne-baba tutumları, fiziksel ceza (dayak gibi) ya da psikolojik zarar verecek (aşağılama “sen ne kadar aptal bir çocuksun” veya kıyaslama “bak kuzeninin karnesine, hepsi pekiyi” gibi) tepkiler verilmesidir. Anne babalar karneyi ellerine aldıklarında kötü bir sürprizle karşılaşmış gibi hissederler, bu nedenle ilk tepki genelde çok kontrol edilemeyen duygusal (kızmak, bağırmak gibi) bir tepkidir. Sonra biraz daha sakinleşip durumu değerlendirmeye başlarlar. Başarısız bir karne karşısında ilk olarak kızgınlık hissetmek doğal gibi görünse de, bu yaşanılan sorunun çözümüne yardımcı olamayacaktır. Ama tabiiki hiçbir şey olmamış gibi davranmak da uygun değildir.

 

ÇOCUK NE HİSSEDER?

Başarısız bir karne getiren çocuk, belli etse de etmese de bu durumdan çok rahatsızdır. Hem anne-babanın tepkileri hem de başarısız olmanın getirdiği suçluluk, hayal kırıklığı, pişmanlık gibi duyguları yaşar. Eğer anne-babanın göstereceği olumsuz tepkilerden çekiniyorsa, yalan söyleme gibi geçici olarak yaşanılacak ve olumsuzluğu ertelemeye yarayacak davranışlara başvurabilir. Yine, karne başarısı ile ilgili çok fazla beklenti ve baskı hissediyorsa; çok daha ciddi sorunlar yaşanabilir (uyum ve davranış problemleri, evden kaçmak, kendine zarar verecek davranışlarda bulunmak hatta intihar gibi). Karne ve okul başarısı anne-baba için ne kadar önemliyse çocuk içinde o kadar önemlidir. Sadece çocuklar bunu farklı şekillerde gösterip umursamıyor, önemsemiyor gibi görünebilirler. Aslında bu tepki anne-babayı daha da çok üzer veya kızdırır. Ancak bilinmesi gereken, her çocuğun karneyi önemsediğidir.

 

ANNE BABALAR NE YAPMALI?

 

Ø  Okul sistemini araştırın.

Öncelikle okul sisteminde değerlendirmelerin nasıl yapıldığını ve notlama sistemini ayrıntılı olarak öğrenin. Karnedeki notlar tam olarak neyi ifade ediyor, hangi kriterlere göre veriliyor. Hatta sadece notları değil ,öğretmenin çocuğunuz hakkındaki gözlem ve değerlendirmelerini öğrenin. Bu sadece tek bir nottan daha anlamlı olacaktır.

 

Ø  Karneye kadar beklemeyin.

Karnedeki notları bekleyene kadar dönem başından itibaren okul ve öğretmenlerle iletişimde olun. Böylece iş işten geçtikten sonra kötü bir sürprizle karşılaşmazsınız. Problemler büyümeden önlem alacak zamanınız olur.

 

Ø  Tatil hakkını elinden almayın.

Yazın tatil yapmak bütün çocukların hakkıdır, ders çalışmaları ve tekrar yapmaları gerekiyorsa bile bunu iyi bir şekilde planlamak anne-babaya kalıyor. Hem tatil yapmalarını ve dinlenmelerini sağlamak hem de eğer gerekliyse Akademik becerilerini pekiştirmek için eğlenceli çalışma yöntemleri bulmak, yaz tatilinin verimliliğini artıracaktır.  

 

Ø  Başarısızlığının nedenini bulun.

Unutulmaması gereken bir başka husus da, okul başarısızlığının nedenlerinin araştırılması gerektiğidir. Okul başarısını etkileyen birçok faktör vardır. Aile içi iletişim, uygun çalışma koşulları, çocuğun huzurlu bir ortamda bulunması kadar ruhsal davranışsal sorunlar da okul başarısını etkileyebilmektedir.

 

Ø  Bunu bir fırsat olarak görün.

Bazen karnedeki kötü notlar sayesinde var olan problemler açığa çıkar ve bu yolla aileler yardım arayışına girerek, problemi çözmek için bir adım atabilirler.

 

Ø  Onunla konuşun.

Çocuğunuzla konuşarak başarısızlığın nedenlerini araştırın, böylece sorunun çözümü için uygun alternatifler düşünebilirsiniz. Karneyi aldıktan sonra verilen cezalar bir sonraki yıl için etkili olmayacaktır. O nedenle karnenin hem sizde hem de çocuğunuzda yarattığı duygular hakkında konuşmak, bu sorunların çözümü için alternatif çözümler üretmek daha çok işe yarayabilir. 

 

Ø  Ödül ve cezayı doğru zamanda verin. 

Karneyi ödül ve ceza yöntemi olarak kullanabilirsiniz ama burada önemli bir sorun yaşanabilir. Genel anlamda başarılı çocuklar için karne hediyesi motive edici olsa da, başarısızlık yaşayan çocuklar için yılsonunda karne yüzünden ödülden mahrum bırakılmak cezaları çok etkili olmamaktadır. Bunun nedeni öncelikle çocuklar için, bir dönem uzun bir zaman dilimidir. Bunun muhakemesini yapmakta zorlanırlar. Daha kısa dönemli kontroller daha etkili olur. Örneğin Türkçe dersinin birinci sınavında başarısız olmuşsa işleri sıkı tutup, ders çalışması için onu motive etmek ve ikinci sınavdaki başarıyı ödüllendirmek yılsonunu beklemekten daha etkili olacaktır.   

 

 Hasan Kalyoncu Üniversitesi 

 Eğitim Fakültesi
 Yrd. Doç. Dr.Sema BENGİ-GÜRKAN,